Işık

Hikâyesi hüzün çiçekleri örtülü olan herşeyi hep çok sevdim. Hüznün çiçeği olurmu demeyin, olur. Kokusana siner biraz mahçup ürkekliği ve derinlerde kayboluşları. Saklayamaz daima gözlerinden akmaya hazır birkaç damla gözyaşını. Neden peki onca savaşçı kahraman varken hayattan erkenden kopan giden bu insanlara yakınlık hissim, nereden geliyor?  Prenses Diana, Sabahattin Ali, Didem Madak bende iz bırakan birkaç tanesi ve ne zayıflar ne de güçsüz, aksine parlak birer yıldız olmalarına rağmen parıltılarının etkisinden  beslenmek yerine ışığın kaynağı olan kendi özlerinde daha fazlasını buldukları insana dair tüm duyguları sınırsızca yaşayabilme özgürlüğünde kaybolmuşluklarıydı belkide.

Ne kadar güçlü ne kadar uzun yaşadığından, ne kadar başarılı veya ne kadar güzel ya da yakışıklı olduğundan kime ne.

Işığınız önce kendinizi aydınlatsın.

Burası dünya, burada hayat var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.